Hasan Dağı’nda Bir Kış Faaliyeti Daha

Geçtiğimiz Ocak ayında Hasan Dağı’nda kış zirve denemem olmuş ancak bazı sebeplerden ötürü zirve yapamadan geri dönmüştüm. Bazı malzemelerimi elden geçirmem, bazılarını ise yenilemem gerekiyordu. Faaliyet dönüşü ilk işim bu oldu. Eksik malzemelerimi tamamlarken bir yandan da yeni bir faaliyet arayışındaydım. Derken sevdiğim bir büyüğümden ‘Pazar günü tekrar Hasan Dağını denemek ister misin?’ mesajı geldi. ‘Elbette gelirim’ diyerek başladım hazırlıklara.

28 Şubat 2026 akşamı saat 21:00’de Ankara’dan yola çıktık. Normal şartlarda 23:00’te çıkacaktık ama Hasan Dağı tırmanışlarının başladığı Kar Beyaz Otel’e giden yolda buzlanma olduğu için araçların çıkamadığı duyumunu alınca erken çıkıp, erken vararak köyden tırmanışa başlama kararı almıştık. Ancak öyle olmadı tabi. Belediye yola solüsyon dökmüş. Yollar açıkmış. Gerçekten hiç bir buzlanma kalmamıştı. Kar Beyaz otele kadar sorunsuz bir şekilde araçla çıktık.

Kar Beyaz Otel’e 01:30 gibi erkenden varınca “03:00’e kadar uyuyalım” dedik. Uyandığımızda diğer ekipler de çadırlarından çıkmış, hazırlanmaya başlamıştı. Hızlıca hazırlanıp 03:30 gibi rotaya girdik. Hava çok güzeldi. Kulaklığı takıp üstüne balaklava geçirdim. 2.600’lere kadar müzik dinleye dinleye tırmandım. Bu anlardan çok keyif aldığımı söylemeliyim. Mis gibi bir havada, Dünya’nın uyuduğu bir saatte karı eze eze hafif bir eğimde müzik eşliğinde yürümek meditasyon gibiydi.

Kar seviyesinin artmaya başladığı yerlere gelince kulaklığı çıkararak iz açmak üzere grubun önüne katıldım. 3 arkadaş ‘yüzleme’ adını verdiğimiz bir sistemle iz açmak üzere nöbetleştik. Bu sistemde en önde giden kişi 100 adım atıp bir arkasındakine iz açma işini devrederken kendisi ekibin en arkasına geçiyor. Tekrar sıra gelene kadar hem dinlenmiş oluyor hem de o süre içerisinde önündekiler iz açmaya devam ediyor. Bu şekilde sürekli bir yer değiştirmeyle grup içerisinde sorumluluk eşit paylaşılıyor. Ekip ruhunu yansıtan çok faydalı bir sistem.

Saat sabah 08:00’e doğru ilk etapı bitirip kulvarın girişine vardığımızda hava soğuk olsa da çok fazla rüzgar yoktu. Burası dağcıların kulvara girmeden önce krampon taktığı yer. Genelde kar birikmiş oluyor. İtiraf etmeliyimki en sevmediğim kısım. Tek parmak eldivenin içerisinden sıcacık elleri çıkarıp kramponun soğuk metaline değdirmek… İşkence gibi. Beş dakikada bu işi halletmek mümkün değil. Kramponun tekini takıp hemen eldivenin içine sokuyorum elleri ısıtmak için. Bir de ne göreyim… Tipinin saçtığı kar eldivenin içine birikmiş. Azıcık silkeleyip sokuyorum mecbur. İçindeki kar elim terledikçe eriyip gidiyor. Biraz ısıttıktan sonra bu sefer kramponun diğer tekini takıyorum.

Kulvar Girişi, Hasan Dağı

Kramponları taktıktan sonra biraz atıştırıyorum. Su ihtiyacımı gideriyorum. Sonrasında tek sıra halinde kulvara girmeye başladığımızda aklıma Hasan Dağı’nda hep kış faaliyeti yaptığım geliyor. Hiç yazın tırmanmadım. Belki bu sene bir de yaz aylarında gelirim diye düşünüyorum. Ama inanın karlı bir Hasan Dağı kadar güzel olacağını zannetmiyorum.

Kulvar Girişi, Hasan Dağı

Kulvarda sert kar olması ve kramponun ön dişlerini takarak Front Point tırmanmak tercihim. Batar kar inanılmaz enerji tüketiyor zira. Kulvara girdiğimizde sert karın olması bu bakımdan beni mutlu ediyor. Nispeten kolay geçiyor. Tabi kayma riski de bulunuyor sert karda. Bu yüzden kramponu ve kazmayı etkin kullanmak elzem.

Kulvar, Hasan Dağı

Her ne kadar krampon ve kazma işimizi kolaylaştırsa da sağlı sollu vuran tipi ise biraz zorlaştırıyor. Özellikle yüzümü ne kadar kapatırsam kapatayım tipiden kaçmak mümkün değil. Böyle anlarda başı öne eğip geçmesini bekliyorum. Savrulmamak ya da düşmemek için kazmayı sivri yerinden kara saplıyorum. Türkiye Dağcılık Federasyonu’ndan buzda düşmenin eğitimlerini alsakta Yılankar Kulvarından aşağıya düşmek istemem. Eğim %40-%50 civarında. Kar buzu da dikkate alırsak düşme sırasında kazmayı buza saplamak zor olabilir. Öte yandan ayağındaki kramponun arkadan gelene saplanma ihtimalini düşünmek bile istemiyorum.

Hasan Dağı

3 saat sonra saat 11:00 gibi zirve çanağına vardığımızda inanılmaz güzel bir manzara karşılıyor bizi. Bu kısım en sevdiğim kısım. Uzaklara, gözümün gördüğü en uç noktalara kadar seyrediyorum. Bir halı gibi uzanmış bulutların görüntüsü mestediyor. Evimin manzarası sokağın karşı tarafındaki binalar değil de dağlar olsun isterdim. Dağlarda geçirdiğim vakitlerin hiç birini unutmuyorum. Hele hele zirvede geçirdiğim o beş-on dakika gün içerisinde sık sık aklıma geliyor. Hermann Buhl’un bu tutkuyu tasvir ettiği gibi… Dağlar benim yuvamdır!

Hasan Dağı

Zirvede pek fazla vakit geçirme fırsatımız olmuyor. Zira klasik rotadan, bulunduğumuz noktaya doğru gelen kalabalık bir ekip gözümüze ilişiyor. Onlar gelmeden fotoğraf faslını tamamlıyoruz. Kalabalık ekip zirveye vardığında hemen inişe geçmek üzere tekrar kulvara dönüyoruz.

Hasan Dağı

İnişe geçtiğimizde güneş kulvardaki karı biraz olsun yumuşatmıştı. Daha doğrusu yer yer yumuşatmıştı. Bu kısımları iyi seçmek lazım. O yüzden bir elimde kazma varken, öbür elimde batonum var. İkisi de elime bağlı birer kayışla. Bu baton veya kazma elden düşmemesi için alınan bir önlem. Zira düşme sırasında özellikle kazmanın elinde olması lazımki karda düşme tekniklerini uygulayabilesin. Yoksa geçmiş olsun. Bu eğimde kazmasız durabilmek mümkün değil. Kulvardaki kayaların birine toslarsın. Bu tip risklerden ötürü batonla yoklayıp öyle basıyorum kara. Topukları batar kara gömerek hızlı bir şekilde iniyoruz. Yaklaşık 8.5 saatte çıktığımız zirveden 3.5 saatte Kar Beyaz otele iniyoruz. İniş yolunda sisin kalkmasıyla bir anlığına Kulvar muhteşem manzarası ile göründüğünde arkadaş aşağıdaki fotoğrafı çekiyor.

Hasan Dağı’nda bir kış faaliyetini daha tamamlayıp eve vardığımda, bütün tırmanışın yorgunluğunu koltuğun en sevdiğim köşesinde uzanarak atarken bulutların üzerinde geçirdiğim o vakitleri düşünüyorum. Daha bir kaç saat önce soğuktan moraran parmaklarımı ve şimdi ise sıcağın karşısında mayışan vücudumu… O anları tek tek betimleyerek eşime anlatmanın hazzını ise kelimelerle ifade edemem.


Göçebe Gezmen sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın